"can't be helped" بـTurkish
التعريف
Kötü ya da hayal kırıklığı yaratan bir durum olduğunda ve değiştirmek mümkün olmadığında söylenir; kaçınılmaz bir durumu kabul etme anlamı taşır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada sıkça kullanılır, bir durumun değiştirilemeyeceğini belirtirken kullanılır; kaba ya da alaycı değildir.
أمثلة
It's raining on our picnic day, but it can't be helped.
Bugün piknik günü yağmur yağıyor, ama **yapacak bir şey yok**.
We missed the last train. It can't be helped now.
Son treni kaçırdık. Artık **çaresi yok**.
Your favorite team lost, but it can't be helped.
Favori takımın kaybetti, ama **yapacak bir şey yok**.
The store's closed already? Well, it can't be helped.
Dükkan çoktan kapanmış mı? Eh, **yapacak bir şey yok**.
I know it's disappointing, but sometimes things just can't be helped.
Bunun hayal kırıklığı yarattığını biliyorum ama bazen **çaresi yok**.
We tried our best, so if it doesn't work out, it just can't be helped.
Elimizden geleni yaptık, eğer olmazsa **yapacak bir şey yok**.