"cahoots" بـTurkish
التعريف
Birden fazla kişinin gizlice yasa dışı veya dürüst olmayan bir amaç için birlikte çalışması.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'in cahoots with...' ifadelerinde, gayriresmî ve mizahi/komplocu bir tonda kullanılır. Dürüst veya olumlu işbirliği anlamında kullanılmaz.
أمثلة
They are in cahoots to cheat on the test.
Onlar sınavda kopya çekmek için **işbirliği** içindeler.
I think the manager is in cahoots with the supplier.
Bence müdür tedarikçiyle **işbirliği** içinde.
Are you in cahoots with them?
Sen onlarınla **işbirliği** içinde misin?
He must be in cahoots with someone inside the company.
Kesin biri şirkette onunla **işbirliği** yapıyor olmalı.
They acted like strangers, but they were really in cahoots the whole time.
Yabancı gibi davrandılar ama aslında baştan beri **işbirliği** içindeydiler.
Are you telling me the boss and the accountant are in cahoots?
Yani patron ve muhasebeci **işbirliği** mi yapıyorlar diyorsun?