"buttinski" بـTurkish
التعريف
Başkasının işine ya da konuşmasına davet edilmeden karışan kişi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu terimler samimi, mizahi ya da hafif olumsuz bir şekilde kullanılır; resmi bir hakaret değildir.
أمثلة
Don't be a buttinski and let them finish talking.
**Her şeye burnunu sokan** olma, bırak onlar konuşmayı bitirsin.
My little brother is such a buttinski at family dinners.
Küçük kardeşim aile yemeklerinde tam bir **her şeye burnunu sokan**.
Nobody likes a buttinski who always interrupts.
Kimse sürekli lafa karışan bir **her şeye burnunu sokan**ı sevmez.
I don't mean to be a buttinski, but did you check your email this morning?
**Her şeye burnunu sokan** olmak istemem ama bu sabah e-postanı kontrol ettin mi?
Here comes Jake, the office buttinski—I bet he'll have an opinion on this.
Jake geliyor, ofisin **her şeye burnunu sokan**ı—eminim buna da yorumu vardır.
You don't want to sound like a buttinski in meetings—try to listen more than you talk.
Toplantılarda **her şeye burnunu sokan** gibi görünmek istemiyorsan, konuşmaktan çok dinle.