"brutal" بـTurkish
التعريف
Çok acımasız veya şiddetli. Aynı zamanda aşırı zor, sert ya da çok kötü şeyleri tanımlamak için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Vahşi saldırı' gibi şiddetli haberlerde, 'sert bir kış' veya 'acımasız gerçek' gibi zor durumlarda sıkça kullanılır. Gündelik dilde çok kötü veya yoğun şeyleri ifade eder. Küçük sorunlar için kullanmayın.
أمثلة
The movie shows a brutal war.
Filmde **vahşi** bir savaş gösteriliyor.
Last summer was brutal here.
Geçen yaz burada **çok sert** geçti.
She gave me the brutal truth.
Bana **acımasız** gerçeği söyledi.
That workout was brutal—my legs still hurt.
O antrenman **çok sertti**—bacaklarım hâlâ ağrıyor.
I'm not ready for that kind of brutal honesty.
O kadar **acımasız** bir dürüstlüğe hazır değilim.
The first week at the new job was brutal, but it's getting easier now.
Yeni işte ilk hafta **çok zordu**, ama artık kolaylaşıyor.