اكتب أي كلمة!

"brunt" بـTurkish

en büyük darbeesas yük

التعريف

Bir olumsuzlukta ortaya çıkan en ağır zarar ya da etki; en büyük sıkıntı genellikle bir kişi veya bir yer tarafından hissedilir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle 'bear the brunt', 'take the brunt' gibi ifadelerde, resmi ya da nötr cümlelerde ve sadece olumsuz durumlarda kullanılır.

أمثلة

The small town felt the brunt of the storm.

Küçük kasaba fırtınanın **en büyük darbesini** hissetti.

Nurses took the brunt of the long hours during the crisis.

Kriz sırasında uzun çalışma saatlerinin **en büyük yükünü** hemşireler üstlendi.

He had to bear the brunt of the blame.

Asıl suçlamanın **en büyük yükünü** o çekmek zorunda kaldı.

Why do I always get the brunt of Mom’s anger?

Neden her zaman annenin öfkesinin **en büyük darbesi** bana geliyor?

The coastal areas bore the brunt of the hurricane.

Kıyı bölgeler kasırganın **en büyük darbesini** aldı.

After the announcement, employees feared they would face the brunt of budget cuts.

Duyurudan sonra, çalışanlar bütçe kesintilerinin **en büyük yükü** ile karşılaşmaktan korktular.