"bronzed" بـTurkish
التعريف
Güneşte kalınca tenin bronz, sağlıklı ve çekici bir renk almasını tanımlar. Ayrıca parlak bronz metal rengine sahip nesneler için de kullanılabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle sağlıklı, güneşten bronzlaşmış teni betimler; "a bronzed appearance" olumlu bir anlam taşır. Nesnelerin metalik bronz rengi için de kullanılır. Yemekler için kullanılmaz.
أمثلة
She has a beautiful bronzed skin after her vacation.
Tatilinden sonra onun **bronzlaşmış** cildi çok güzeldi.
The statue is covered in a bronzed coating.
Heykel **bronz renginde** bir kaplama ile kaplanmış.
His arms looked bronzed from working outside.
Dışarıda çalışmaktan kolları **bronzlaşmış** görünüyordu.
After a week in the sun, he came back looking totally bronzed.
Bir hafta güneşte kaldıktan sonra tamamen **bronzlaşmış** görünerek döndü.
The model's bronzed complexion was perfect for the summer photo shoot.
Modelin **bronzlaşmış** teni yaz fotoğraf çekimi için mükemmeldi.
You could tell he'd spent the whole summer at the beach by his bronzed legs.
Bütün yazı plajda geçirdiği, **bronzlaşmış** bacaklarından belliydi.