اكتب أي كلمة!

"bring to do" بـTurkish

(birini) bir şey yapmaya sevk etmekyaptırmak

التعريف

Birini bir şeyi yapmaya sebep olmak, genellikle ikna ederek, motive ederek veya zorlayarak. Başka birinin bir eylemi yapmasını sağladığında kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Biraz resmi veya yazılı dilde yaygındır. Sonrasında bir nesne ve fiil gelir: 'bring someone to understand'. 'İkna etmek', 'yaptırmak' gibi anlamlara gelir.

أمثلة

His words brought her to cry.

Onun sözleri onu **ağlatmaya sevk etti**.

Nothing could bring him to apologize.

Hiçbir şey onu **özür dilemeye ikna edemedi**.

The teacher tried to bring the students to understand the lesson.

Öğretmen, öğrencileri dersi **anlamaya teşvik etti**.

How did you finally bring him to admit the truth?

Onu **gerçeği itiraf etmeye** nasıl ikna ettin?

It took years to bring the company to change its policy.

Şirketin politikasını **değiştirmesini sağlamak** yıllar aldı.

Her patience finally brought him to forgive her.

Onun sabrı sonunda onu **affetmeye sevk etti**.