"bring one to your senses" بـTurkish
التعريف
Birini karışık, duygusal veya mantıksız davrandığı durumdan tekrar mantıklı ve aklı başında hale getirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Birini sakinleştirmek veya aklı başına getirmek için kullanılır. Birinin kendi kendine fark etmesinden ('come to your senses') farklıdır.
أمثلة
The teacher tried to bring him to his senses after he started shouting.
Öğretmen, o bağırmaya başlayınca onu **kendine getirmeye** çalıştı.
A cold shower can bring you to your senses if you feel dizzy.
Başın dönerse, soğuk bir duş seni **kendine getirebilir**.
His friend tried to bring him to his senses, but he wouldn't listen.
Arkadaşı, onu **kendine getirmeye** çalıştı ama o dinlemedi.
A good night's sleep finally brought me to my senses after the argument.
Kavganın ardından, iyi bir gece uykusu sonunda beni **kendime getirdi**.
It took a serious talk with her parents to bring her to her senses about her spending habits.
Harcamaları konusunda ailesiyle yapılan ciddi bir konuşma onu **aklını başına toplatmaya** yetti.
Sometimes, a little harsh reality is needed to bring someone to their senses.
Bazen birini **kendine getirmek** için biraz acı gerçek gerekir.