"bring into question" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin doğruluğunu, değerini veya geçerliliğini şüpheli hâle getirmek ya da yeniden değerlendirmeye sebep olmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi veya yarı-resmi ifadelerde, özellikle kanıt, karar ya da sonuçların güvenilirliği tartışılırken kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir.
أمثلة
The new evidence brings into question his innocence.
Yeni kanıtlar onun masumiyetini **sorguluyor**.
Her mistakes bring into question her ability to lead the team.
Onun hataları, takıma liderlik etme yeteneğini **sorgulatıyor**.
The results bring into question the accuracy of the test.
Sonuçlar testin doğruluğunu **sorguluyor**.
His actions last week really bring into question his loyalty.
Geçen hafta sergilediği davranışlar gerçekten onun sadakatini **sorgulattı**.
The discovery of these documents brings into question everything we thought we knew.
Bu belgelerin ortaya çıkması, bildiğimiz her şeyi **sorgulattı**.
That kind of behavior can bring into question the whole project's future.
Bu tür bir davranış, tüm projenin geleceğini **sorgulatabilir**.