"brimming" بـTurkish
التعريف
Neredeyse taşacak kadar dolu olmak ya da güçlü bir duyguyla dolu olmak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla sıvı içeren kaplar veya duygular için kullanılır. 'Brimming with' ifadesiyle sıkça karşılaşılır. Düz yüzeyler için kullanılmaz.
أمثلة
Her glass was brimming with water.
Bardağı **ağzına kadar dolu** suyla doluydu.
The bowl was brimming with fresh fruit.
Kase **dolup taşan** taze meyveyle doluydu.
His heart was brimming with happiness.
Kalbi mutlulukla **dolup taşıyordu**.
Her eyes were brimming with tears at the news.
Haberle birlikte gözleri yaşlarla **dolup taştı**.
The park was brimming with families enjoying the sunshine.
Park, güneşin tadını çıkaran ailelerle **dolup taştı**.
He came back brimming with ideas for the project.
Projeye dair **dolup taşan** fikirlerle geri döndü.