"bridging" بـTurkish
التعريف
İki şey, kişi, yer veya fikir arasında bağlantı kurmak ya da gerçek anlamda iki nokta arasında köprü yapmak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'bridging' ifadesi özellikle 'the gap' ve 'between' ile sıkça kullanılır; hem gerçek hem de mecazi anlamda (kültür, fikir, nesil arasında) geçerlidir. İş dünyasında, akademik ve sosyal alanlarda sık rastlanır.
أمثلة
He is bridging the two islands with a new bridge.
O, iki adayı yeni bir köprüyle **birleştiriyor**.
The teacher is bridging the gap between the students.
Öğretmen öğrenciler arasındaki farkı **köprü kurarak** kapatıyor.
We are bridging old ideas with new technology.
Eski fikirlerle yeni teknolojiyi **birleştiriyoruz**.
This project is about bridging cultural differences.
Bu proje, kültürel farklılıklar arasında **köprü kurmak** ile ilgili.
We're bridging the world with better communication.
Dünyayı daha iyi iletişim ile **birleştiriyoruz**.
Good leaders are skilled at bridging the gap between management and staff.
İyi liderler yönetimle personel arasındaki mesafeyi **köprü kurarak** kapatmada ustadır.