اكتب أي كلمة!

"bridge the gap" بـTurkish

uçurumu kapatmakaradaki farkı azaltmak

التعريف

İki şey, grup veya fikir arasındaki farkı azaltmak ya da ortadan kaldırmak; kopukluk olan yerde bağlantı veya anlayış kurmak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle iş, eğitim veya toplumla ilgili resmî ortamlarda kullanılır. Sadece soyut farklar için geçerlidir; fiziksel boşluk için kullanılmaz.

أمثلة

The program helps bridge the gap between students from different backgrounds.

Program, farklı geçmişlere sahip öğrenciler arasındaki **uçurumu kapatmaya** yardımcı oluyor.

New technology can bridge the gap between doctors and patients in remote areas.

Yeni teknoloji, uzak bölgelerdeki doktorlar ve hastalar arasındaki **uçurumu kapatabilir**.

They started a project to bridge the gap between young people and the elderly.

Gençlerle yaşlılar arasındaki **uçurumu kapatmak** için bir proje başlattılar.

We're trying to bridge the gap between what people want and what we can deliver.

İnsanların istedikleriyle bizim sunabileceklerimiz arasındaki **farkı azaltmaya** çalışıyoruz.

Music can really bridge the gap between cultures.

Müzik gerçekten kültürler arasındaki **uçurumu kapatabilir**.

Online courses are a great way to bridge the gap for people who can't attend classes in person.

Yüz yüze derslere katılamayan kişiler için çevrim içi kurslar **uçurumu kapatmada** harika bir yol.