اكتب أي كلمة!

"bribing" بـTurkish

rüşvet verme

التعريف

Birine yasa dışı veya etik olmayan bir şey yapması için para, hediye veya ayrıcalık vermek.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle olumsuz durumlarda, yasal veya resmi bağlamlarda kullanılır. Sadece para değil, hediye veya ayrıcalıklar da rüşvet sayılır.

أمثلة

He was caught bribing the judge.

Hakimi **rüşvet verirken** yakalandı.

Bribing is illegal in many countries.

Birçok ülkede **rüşvet verme** yasadışıdır.

The company denied bribing officials.

Şirket, yetkililere **rüşvet verdiğini** reddetti.

She thought bribing the guard would get her inside faster.

Görevliye **rüşvet verirse** daha hızlı içeri gireceğini düşündü.

Parents sometimes joke about bribing kids with candy to behave.

Ebeveynler bazen çocuklarının iyi davranması için şekerle **rüşvet verdiklerini** şaka yollu söylerler.

He got out of the ticket by bribing the traffic officer under the table.

Trafik polisine gizlice **rüşvet vererek** cezadan kurtuldu.