"break the ice" بـTurkish
التعريف
Özellikle yeni tanışılan veya ortamın gergin olduğu anlarda, insanları rahatlatacak bir şey söylemek ya da yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gayriresmî bir deyimdir. Tanışma, toplantı veya partilerde sıkça kullanılır. 'Icebreaker' aktiviteleri ya da basit şakalarla birlikte anılır. Gerçek buzla ilgili değildir.
أمثلة
He told a funny story to break the ice at the meeting.
Toplantıda **havayı yumuşatmak** için komik bir hikaye anlattı.
A game can help children break the ice in class.
Bir oyun, sınıftaki çocukların **buzları kırmasına** yardımcı olabilir.
She smiled to break the ice with her new neighbors.
Yeni komşularıyla **buzları kırmak** için gülümsedi.
I'm so bad at small talk, I never know how to break the ice.
Ben küçük konuşmada çok kötüyüm, **havayı yumuşatmayı** hiç bilemiyorum.
A silly joke is sometimes all it takes to break the ice at parties.
Partilerde **buzları kırmak** için bazen saçma bir şaka yetebilir.
The teacher started with an icebreaker activity to break the ice among the students.
Öğretmen, öğrenciler arasındaki **buzları kırmak** için bir icebreaker aktivitesiyle başlad.