"breadline" بـTurkish
التعريف
'Ekmek kuyruğu', zor zamanlarda veya hayır kurumlarında insanların ücretsiz yiyecek almak için beklediği sıra anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günümüzde genellikle tarihî veya mecazi olarak, yoksulluk anlamında kullanılır. 'On the breadline' çok yoksul yaşamı anlatır. Modern sosyal yardım sistemleri için kullanılmaz.
أمثلة
During the Great Depression, many people stood in the breadline every day.
Büyük Buhran döneminde birçok insan her gün **ekmek kuyruğuna** girdi.
Families waited in the cold for hours in the breadline.
Aileler soğukta saatlerce **ekmek kuyruğunda** bekledi.
There was a long breadline outside the charity building.
Hayır kurumu binasının dışında uzun bir **ekmek kuyruğu** vardı.
I never thought I’d find myself in a breadline, but times are tough.
Kendimi hiç **ekmek kuyruğunda** bulacağımı düşünmemiştim; ama zamanlar zor.
Government programs try to keep people off the breadline.
Devlet programları, insanların **ekmek kuyruğuna** düşmesini önlemeye çalışıyor.
Many are just one paycheck away from the breadline these days.
Günümüzde pek çok kişi **ekmek kuyruğuna** sadece bir maaş uzaklıkta.