"bragging rights" بـTurkish
التعريف
Başarı veya zafer kazandıktan sonra, bununla övünebilme ayrıcalığıdır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle gayriresmi ve şaka yollu durumda, özellikle oyun veya yarış sonrası kullanılır; ana ödül övünmektir, maddi karşılığı yoktur.
أمثلة
Winning the race gave her bragging rights at school.
Yarışı kazanmak ona okulda **övünme hakkı** kazandırdı.
Whoever scores most points will earn bragging rights for the day.
En çok puan alan kişi günün **övünme hakkı**nı alacak.
Beating my brother at chess gave me bragging rights until next time.
Kardeşimi satrançta yenmek bana bir sonraki sefere kadar **övünme hakkı** kazandırdı.
It's not about the prize—it's all about the bragging rights!
Ödül önemli değil — her şey **övünme hakkı** için!
You get bragging rights if you finish this huge burger.
Bu devasa burgeri bitirirsen **övünme hakkı** kazanırsın.
After surviving the toughest hike in the region, we've definitely earned some serious bragging rights.
Bölgedeki en zorlu yürüyüşten sağ çıktıktan sonra kesinlikle ciddi bir **övünme hakkı** kazandık.