"box your ears" بـTurkish
التعريف
Birinin başının yan tarafına, özellikle kulağına ceza olarak hafifçe vurmak. Eski bir ifadedir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük kullanımda neredeyse yok; daha çok edebiyatta veya şaka/abartı ifadelerinde geçer. Gerçek bir tehdit anlamı taşımaz.
أمثلة
If you don't listen, I'll box your ears!
Dinlemezsen **kulaklarına bir tokat atarım**!
The teacher threatened to box his ears for being rude.
Öğretmen kabalığı için onun **kulaklarına tokat atmakla** tehdit etti.
He remembered how his mother used to box his ears when he misbehaved.
Yaramazlık yaptığında annesinin onun **kulaklarına tokat attığını** hatırladı.
Don't make me box your ears, young man!
Beni **kulaklarına tokat atmaya** zorlama, delikanlı!
She laughed, 'I ought to box your ears for that smart remark.'
Güldü, 'O lafın için senin **kulaklarına tokat atmam** gerek.'
Back in the day, teachers would sometimes box your ears instead of sending you to the principal.
Eskiden öğretmenler, bazen seni müdüre göndermek yerine **kulaklarına tokat atardı**.