"bow down" بـTurkish
التعريف
Saygı veya itaat göstermek için vücudun üst kısmını öne eğmek. Bazen birine boyun eğmek veya teslim olmak anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem gerçek anlamda (bedenle eğilmek) hem de mecazi olarak (teslim olmak) kullanılabilir. Çoğunlukla dini, resmi veya edebi durumlarda rastlanır.
أمثلة
People bow down when they enter the temple.
İnsanlar tapınağa girerken **eğilirler**.
You should never bow down to unfair rules.
Haksız kurallara asla **boyun eğmemelisin**.
Some cultures bow down to greet elders.
Bazı kültürlerde yaşlıları selamlamak için **eğilinir**.
I refuse to bow down to pressure from my boss.
Patronumun baskısına **boyun eğmeyi** reddediyorum.
No one should have to bow down just to fit in.
Sırf uyum sağlamak için kimse **boyun eğmek** zorunda olmamalı.
He made everyone bow down before the king.
Herkese kralın önünde **eğilmesini** emretti.