"bouchon" بـTurkish
التعريف
Bu kelime şişeleri kapatmak için kullanılan mantarı veya trafikte oluşan tıkanıklığı ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Şişe kapatırken 'mantar', trafikte duraksama için 'trafik tıkanıklığı' kullanılır. 'Düğme' veya 'tampon' ile karıştırmayın.
أمثلة
He pulled the bouchon out of the wine bottle.
Şarap şişesinin **mantarını** çıkardı.
There was a big bouchon on the highway this morning.
Bu sabah otoyolda büyük bir **trafik tıkanıklığı** vardı.
Can you pass me the bouchon?
Bana **mantar**ı verir misin?
We were stuck in a bouchon for almost an hour on the way to Lyon.
Lyon'a giderken neredeyse bir saat **trafik tıkanıklığında** kaldık.
Don't lose the bouchon after you open the champagne.
Şampanyayı açtıktan sonra **mantarını** kaybetme.
Locals say the Friday evening bouchon is the worst part of commuting in Paris.
Yerel halk, cuma akşamı yaşanan **trafik tıkanıklığının** Paris'te işe gidiş-gelişin en kötü kısmı olduğunu söylüyor.