"bondsmen" بـTurkish
التعريف
Kefil veya teminatçı, bir başkası bir yükümlülüğü yerine getirmezse (örneğin mahkemeye çıkmazsa veya borç ödemezse) parasal veya hukuki sorumluluğu üstlenen kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Kelimeler genelde hukuki işlemlerde, özellikle kefalet veya mahkeme sürecinde kullanılır. 'Bonded laborer' (borçlu işçi) ile karıştırmayın.
أمثلة
The two bondsmen signed the documents for the bail.
İki **kefil** kefalet belgelerini imzaladı.
Bondsmen help people get out of jail before their trial.
**Kefiller**, bazı kişilerin dava öncesi hapisten çıkmasına yardımcı olur.
My uncle works as one of the bondsmen in this city.
Amcam bu şehirdeki **kefillerden** biri olarak çalışıyor.
Without the bondsmen, he couldn't have paid his bail that night.
**Kefiller** olmadan, o gece kefaletini ödeyemezdi.
Some bondsmen charge a fee for their services when you need bail.
Bazı **kefiller**, kefalet gerektiğinde hizmetleri için ücret alır.
The court required two bondsmen before releasing the prisoner.
Mahkeme, mahkumu serbest bırakmadan önce iki **kefil** talep etti.