"boast" بـTurkish
التعريف
Kendini, başarılarını veya sahip olduklarını aşırı gururla anlatmak. Etkileyici bir şeye sahip olmak anlamında da kullanılabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır (kibirli olabilir) ama resmi ifadelerde nötrdür ('hotel boasts a pool'). Sıklıkla 'boast about' veya 'boast of' olarak kullanılır. 'brag' ile karıştırmayın.
أمثلة
He likes to boast about his new car.
Yeni arabasıyla **övünmeyi** sever.
She never boasts about her success.
Başarılarıyla asla **övünmez**.
Our city boasts beautiful parks.
Şehrimiz güzel parklarıyla **övünür**.
Stop boasting and just show me what you can do.
**Övünmeyi** bırak ve bana ne yapabildiğini göster.
He couldn't help but boast when he won the prize.
Ödül kazanınca **övünmeden** duramadı.
That restaurant boasts the best seafood in town.
O restoran şehrin en iyi deniz ürünleriyle **övünür**.