"blur the line" بـTurkish
التعريف
İki şey arasındaki farkı belirsizleştirmek, ayırmayı zorlaştırmak. Genellikle iki kavram ya da alan birbirine karıştığında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Mecazi anlamda kullanılır, gerçek bir çizgi için değil; 'blur the line between X and Y' yapısında fikir veya kategori karışımlarını anlatır.
أمثلة
Social media can blur the line between work and personal life.
Sosyal medya, iş ve özel hayat arasındaki **çizgiyi bulanıklaştırabilir**.
Technology has started to blur the line between reality and fiction.
Teknoloji, gerçeklik ve kurgu arasındaki **çizgiyi bulanıklaştırmaya** başladı.
The artist uses color to blur the line between background and subject.
Sanatçı, arka plan ve konu arasındaki **çizgiyi bulanıklaştırmak** için renk kullanıyor.
Streaming services really blur the line between television and the internet these days.
Günümüzde yayın servisleri, televizyon ve internet arasındaki **çizgiyi gerçekten bulanıklaştırıyor**.
Sometimes, helping a friend at work can blur the line between being a coworker and being a close friend.
Bazen işyerinde bir arkadaşa yardım etmek, iş arkadaşı ile yakın arkadaş arasındaki **çizgiyi bulanıklaştırabilir**.
All these hybrid cars are starting to blur the line between electric and gas-powered vehicles.
Tüm bu hibrit arabalar, elektrikli ve benzinli araçlar arasındaki **çizgiyi bulanıklaştırıyor**.