"blow your cool" بـTurkish
التعريف
Birden bire sakinliğini kaybedip öfkeyle tepki vermek, genellikle sinirlenmek anlamında.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada kullanılır, "sinirlenmek" veya "tepesi atmak" ifadeleri de yakın anlamlıdır.
أمثلة
Try not to blow your cool during the meeting.
Toplantı sırasında **çıldırmamaya** çalış.
He blew his cool when he saw the broken window.
Kırık camı görünce tamamen **çıldırdı**.
If you blow your cool, people might not take you seriously.
Eğer **sakinliğini kaybedersen**, insanlar seni ciddiye almayabilir.
She almost blew her cool but managed to calm down just in time.
Neredeyse **sakinliğini kaybediyordu** ama tam zamanında kendini toparladı.
I can’t believe you didn’t blow your cool after all that pressure!
Onca baskıdan sonra **çıldırmadığına** inanamıyorum!
When the kids made a mess again, Dad totally blew his cool.
Çocuklar yine ortalığı dağıtınca, baba tamamen **çıldırdı**.