"blow your chance" بـTurkish
التعريف
Bir hatadan veya yanlış karardan dolayı önemli bir fırsatı kaçırmak ya da boşa harcamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gayri resmi ve konuşma dilinde sıkça kullanılır. 'Şansını kaçırmak' en doğru anlamıdır, kelimeyi doğrudan 'üflemek' olarak algılamayın.
أمثلة
Don't blow your chance to win the game.
Oyunu kazanma **şansını kaçırma**.
He blew his chance by arriving late.
Geç kaldığı için **şansını kaçırdı**.
If you don't try, you'll blow your chance.
Denemezsen, **şansını kaçırırsın**.
She had a great offer but totally blew her chance by saying no.
Harika bir teklif almıştı ama hayır diyerek **şansını tamamen kaçırdı**.
It's your last interview—don't blow your chance this time!
Bu senin son mülakatın—bu sefer **şansını harcama**!
I can't believe I blew my chance to meet her after all that waiting.
Bunca bekledikten sonra onunla tanışma **şansımı kaçırdığıma** inanamıyorum.