"bloodletting" بـKorean
التعريف
Geçmişte, kişinin vücudundan tedavi amaçlı veya geleneksel olarak kan alınması. Ayrıca çok sayıda kişinin zarar gördüğü şiddetli durumları tanımlamak için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Korean)
Genellikle tarihsel veya resmi bağlamlarda geçer. Haberlerde ya da analizlerde kitlesel şiddet ve iç çatışma için de kullanılabilir. Günlük dilde nadiren kullanılır.
أمثلة
The company went through some financial bloodletting to survive the crisis.
Şirket, krizi atlatabilmek için bazı mali **kan dökme**lerden geçti.
Bloodletting was a common practice in ancient medicine.
**Kan alma** antik tıpta yaygın bir uygulamaydı.
Doctors believed bloodletting could cure diseases.
Doktorlar, **kan almanın** hastalıkları tedavi edebileceğine inanıyordu.
Modern medicine does not use bloodletting anymore.
Modern tıpta artık **kan alma** kullanılmaz.
After the revolution, there was political bloodletting across the country.
Devrimden sonra ülke genelinde siyasi **kan dökme** yaşandı.
The movie showed scenes of brutal bloodletting during the battle.
Filmde savaş sırasında acımasız **kan dökme** sahneleri vardı.