"bleeding heart" بـTurkish
التعريف
Aşırı duygusal veya merhametli kişi, başkalarının acılarına fazlasıyla hassasiyet gösteren kimsedir; bazen aşırı duygusallıkla eleştirilebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle siyasi eleştirilerde, alaycı ya da küçümseyici bir şekilde kullanılır; günlük konuşmalarda da rastlanır.
أمثلة
My aunt is a real bleeding heart who always helps homeless animals.
Teyzem gerçek bir **aşırı duygusal**, her zaman sokak hayvanlarına yardım eder.
Some people call her a bleeding heart, but she just cares a lot.
Bazıları ona **aşırı duygusal** diyor ama o sadece çok ilgili biri.
He’s always called a bleeding heart for supporting poor families.
Yoksul aileleri desteklediği için ona hep **aşırı duygusal** diyorlar.
You’re such a bleeding heart—don’t let people take advantage of your kindness.
Sen tam bir **aşırı duygusal**sın—insanların iyi niyetini suistimal etmesine izin verme.
Politicians love to call their opponents bleeding hearts to criticize their social programs.
Siyasetçiler, rakiplerini ve onların sosyal programlarını eleştirirken onlara **aşırı duygusal** demeyi severler.
I don’t mind being called a bleeding heart—I just believe in helping others.
**Aşırı duygusal** denmem umurumda değil—başkalarına yardım etmeye inanıyorum.