"blameless" بـTurkish
التعريف
Herhangi bir suçu veya kusuru olmayan, suçlanmayacak kadar masum olan kişiyi veya durumu ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî ve edebi bir kelimedir; tamamen masum, hiç kusuru olmayan durumlar için uygundur, küçük hataları ifade etmez.
أمثلة
She was found blameless in the investigation.
Soruşturmada onun **suçsuz** olduğu ortaya çıktı.
His actions were completely blameless.
Onun hareketleri tamamen **kusursuzdu**.
The judge believed the child was blameless.
Yargıç çocuğun **suçsuz** olduğuna inandı.
After hearing both sides, it was clear he was blameless.
Her iki tarafı da dinleyince onun **suçsuz** olduğu açıktı.
They argued for hours, but she remained blameless in everyone’s eyes.
Saatlerce tartıştılar ama herkesin gözünde o **suçsuz** kaldı.
Don’t worry, you’re blameless—it wasn’t your fault.
Endişelenme, sen **suçsuzsun**—bu senin hatan değildi.