"bias against" بـTurkish
التعريف
Bir grup veya kişiye karşı haksız bir şekilde tercih veya hoşnutsuzluk gösterilmesi, bu yüzden onları diğerlerinden daha kötü şekilde davranmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle bir toplulukla birlikte kullanılır ('bias against women'). Sosyal veya akademik konuşmalarda yaygın. Bilinçli veya bilinçsiz olabilir. Bazen 'prejudice' (önyargı) ile karıştırılsa da 'bias' daha hafif olabilir.
أمثلة
There is a bias against older workers in this company.
Bu şirkette yaşlı çalışanlara karşı **önyargı** var.
The judge must not have any bias against the defendant.
Hakim, sanığa karşı herhangi bir **önyargı**ya sahip olmamalı.
Some people have a bias against cats and prefer dogs.
Bazı insanların kedilere karşı **önyargısı** var ve köpekleri tercih ediyorlar.
She felt there was a clear bias against her because of her background.
Geçmişinden dolayı kendisine karşı belirgin bir **önyargı** olduğunu hissetti.
If you think there's a bias against you, speak up about it.
Kendinize karşı bir **önyargı** olduğunu düşünüyorsanız, bunu dile getirin.
The study found a strong bias against left-handed people in school seating arrangements.
Çalışma, okul oturma düzenlerinde solaklara karşı güçlü bir **önyargı** olduğunu buldu.