"bewitching" بـTurkish
التعريف
Büyüleyici bir şekilde çok çekici veya etkileyici olan; adeta sihirli bir hava katan özellik.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle birinin görünüşü, bakışı veya sahne gibi etkileyici şeyleri tanımlamak için kullanılır. Şiirsel ve romantik bir havası vardır; gündelik konuşmada nadirdir.
أمثلة
She wore a bewitching red dress to the party.
Partiye **büyüleyici** bir kırmızı elbise giydi.
The view from the mountain was truly bewitching.
Dağdan manzara gerçekten **büyüleyiciydi**.
Her bewitching smile made everyone feel welcome.
Onun **büyüleyici** gülümsemesi herkesi hoş karşıladı.
There’s something bewitching about the way she tells stories; you can’t help but listen.
Onun hikaye anlatışında **büyüleyici** bir şey var; dinlemeden edemiyorsun.
His paintings have a bewitching quality that draws people in.
Tablolarında insanları içine çeken **büyüleyici** bir özellik var.
The actress’s bewitching presence on stage left the audience in awe.
Oyuncunun sahnedeki **büyüleyici** varlığı seyircileri etkiledi.