"belittled" بـTurkish
التعريف
Bir kişinin küçük düşürüldüğü, değersiz hissettirildiği veya ciddiye alınmadığı durumlar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle edilgen ('küçümsenmiş hissetmek') olarak kullanılır, duygusal zarar ima eder. 'Sürekli', 'haksızca' gibi kelimelerle sık geçer.
أمثلة
She felt belittled by his rude comments.
O, onun kaba yorumları yüzünden **küçümsenmiş** hissetti.
John was belittled by his classmates for his accent.
John, aksanı yüzünden sınıf arkadaşları tarafından **küçümsenmişti**.
The child's idea was belittled by the teacher.
Çocuğun fikri öğretmen tarafından **küçümsenmişti**.
After that meeting, I couldn't help but feel belittled in front of my team.
O toplantıdan sonra, ekibimin önünde **küçümsenmiş** hissetmemek elde değildi.
He often jokes, but sometimes I feel belittled by the way he says things.
Sık sık şaka yapıyor, ama bazen söylediği şekilde **küçümsenmiş** hissediyorum.
No one likes to be belittled for trying their best.
Kimse elinden geleni yaptığı için **küçümsenmekten** hoşlanmaz.