"beguiled" بـTurkish
التعريف
Birisine ya da bir şeye karşı gizemli ya da aldatıcı bir şekilde büyülenmek veya etkilenmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi ya da resmi bir kullanım olup, kişinin ya da şeyin sihirli bir şekilde etkisi altında kalmasını anlatır. Genellikle 'tarafından büyülenmek' biçiminde kullanılır.
أمثلة
He was beguiled by her beautiful smile.
Onun güzel gülümsemesiyle **büyülenmişti**.
The tourists were beguiled by the city's charm.
Turistler şehrin cazibesine **büyülenmişti**.
She beguiled us with her stories.
O, hikayeleriyle hepimizi **büyüledi**.
He felt completely beguiled by the magic of the old theater.
Eski tiyatronun büyüsüyle tamamen **büyülenmişti**.
Many were beguiled by the promise of quick riches.
Birçok kişi hızlı zenginlik vaadiyle **kandırıldı**.
She smiled, knowing she had beguiled everyone in the room.
O gülümsedi; odadaki herkesi **büyülediğini** biliyordu.