"bear up" بـTurkish
التعريف
Zor zamanlarda güçlü ya da cesur olmaya devam etmek; sorunlar veya üzüntü karşısında pes etmemek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok gayriresmî, günlük konuşmada kullanılır. Sıkça 'how are you bearing up?' ifadesiyle, zor zaman geçiren birine sorulur. Genellikle duygusal güçten bahseder. 'Bear' (ayı) ya da fiziksel yük taşımak ile karıştırmayın.
أمثلة
She tried to bear up after losing her job.
İşini kaybettikten sonra **dayanmaya** çalıştı.
It's hard to bear up when you feel alone.
Kendini yalnız hissedince **güçlü kalmak** zordur.
How do you bear up under so much stress?
Bu kadar stres altında nasıl **dayanıyorsun**?
Just try to bear up—things will get better soon.
Sadece **dayan**—yakında her şey düzelecek.
She’s bearing up surprisingly well after the accident.
Kazadan sonra şaşırtıcı şekilde **dayanıyor**.
"How are you bearing up?" asked my friend after hearing the news.
Arkadaşım haberi duyunca "Nasıl **dayanıyorsun**?" diye sordu.