"beachcomber" بـTurkish
التعريف
Sahilde yürüyerek denizden kıyıya vurmuş veya bırakılmış ilginç ya da değerli eşyaları arayan kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gayriresmidir; macera ya da rahat bir yaşam tarzı çağrıştırabilir. 'beachcomber' terimi genellikle çöp toplayan kişileri değil, ilginç obje peşinde olanları anlatır.
أمثلة
The beachcomber found a shiny shell on the sand.
**Sahilde dolaşıp ilginç şeyler toplayan kişi** kumda parlak bir deniz kabuğu buldu.
Every morning, the beachcomber searches for treasures after the tide goes out.
Her sabah, **sahilde dolaşıp ilginç şeyler toplayan kişi** gelgit sonrası hazine arar.
We saw a beachcomber walking slowly and picking up driftwood.
Bir **sahilde dolaşıp ilginç şeyler toplayan kişi**nin yavaşça yürüyüp kıyıya vuran odunları topladığını gördük.
Many beachcombers hope to find something valuable washed up after a big storm.
Birçok **sahilde dolaşıp ilginç şeyler toplayan kişi** büyük bir fırtınadan sonra değerli bir şey bulacağını umar.
He became a beachcomber after quitting his job, just enjoying the ocean and collecting interesting items.
İşinden ayrıldıktan sonra sadece denizden keyif alıp ilginç eşyalar toplamak için **sahilde dolaşıp ilginç şeyler toplayan kişi** oldu.
Some people think being a beachcomber is lazy, but others see it as an adventure.
Bazı insanlar **sahilde dolaşıp ilginç şeyler toplayan kişi** olmayı tembellik olarak görür; bazıları ise bunu macera olarak kabul eder.