"baring" بـTurkish
التعريف
Genellikle gizli tutulan bir şeyi veya vücudun bir bölümünü göstermek ya da açığa çıkarmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Baring teeth' saldırganlık ya da korku belirtir; 'baring one's soul' duyguları açmak anlamında kullanılır. 'Bearing' (katlanmak) ile karıştırmayın.
أمثلة
He stood there baring his chest to the cold wind.
O orada duruyordu, göğsünü soğuk rüzgara **açığa çıkarıyordu**.
The dog was baring its teeth at the stranger.
Köpek, yabancıya dişlerini **gösteriyordu**.
She sat quietly, baring her feelings to her friend.
O sessizce oturdu, duygularını arkadaşına **açığa çıkardı**.
He walked out, baring his emotions for everyone to see.
O dışarı çıktı, duygularını herkesin önünde **açığa çıkardı**.
She felt awkward baring her soul during group therapy.
Grup terapide ruhunu **açığa çıkarmak** ona garip hissettirdi.
He kept baring his teeth at the camera, trying to look tough.
Kameraya sürekli dişlerini **göstererek** sert görünmeye çalışıyordu.