"bankrupted" بـTurkish
التعريف
Tüm parasını veya kaynaklarını kaybetmiş, borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmiş. Genellikle şirketler veya kişiler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde şirketler veya kişiler finansal olarak çöktükten sonra kullanılır. ‘was bankrupted by’, ‘became bankrupted’ gibi kalıplarla geçer; resmi, haber ve iş bağlamlarında kullanılır.
أمثلة
The company was bankrupted by the economic crisis.
Şirket ekonomik kriz nedeniyle **iflas etti**.
He was bankrupted after making bad investments.
Kötü yatırımlar yaptıktan sonra **iflas etti**.
Many families were bankrupted during the recession.
Durgunluk döneminde birçok aile **iflas etti**.
After that lawsuit, the small business was completely bankrupted.
O davadan sonra küçük işletme tamamen **iflas etti**.
The hospital bills nearly bankrupted him.
Hastane faturaları neredeyse onu **iflas ettirdi**.
Their risky expansion plan bankrupted the entire group.
Riskli genişleme planları tüm grubu **iflas ettirdi**.