"awed" بـTurkish
التعريف
Etkileyici, güçlü veya çok güzel bir şeyi görünce derin bir saygı ve hayranlık, bazen de hafif bir korku hissi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok 'awed by' ile, olağanüstü ya da büyüleyici bir durum karşısında kullanılır; 'impressed' ya da 'amazed'den daha derin ve resmi bir anlam taşır.
أمثلة
The children were awed by the fireworks.
Çocuklar havai fişeklerden **hayran kalmıştı**.
She stood awed in front of the huge painting.
O dev tablo önünde **hayran kalmış** bir şekilde durdu.
We felt awed during the mountain hike.
Dağ yürüyüşü sırasında **hayran kalmış** hissettik.
He looked at the ancient ruins, completely awed by their size.
Antik kalıntıların büyüklüğüne tamamen **hayran kalmış** şekilde baktı.
Visitors often leave the museum feeling awed by what they've seen.
Ziyaretçiler genellikle müzeden ayrılırken gördüklerinden **hayran kalmış** bir şekilde çıkarlar.
I was totally awed when I heard her sing live—her voice is incredible.
Onu canlı dinlediğimde tamamen **hayran kalmıştım**—sesinin inanılmaz olduğunu düşündüm.