"averse" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi yapmak istemeyen ya da ona karşı güçlü bir hoşnutsuzluk duyan kişiyi tanımlar. Genellikle birinin tutumunu veya hissini anlatmak için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî kullanımlarda görülür; 'not averse to' ifadesi 'istekli' anlamındadır. 'to' ve isim/fiilimsiler ile kullanılır ('averse to risk'). 'adverse'ın olumsuz etkiler anlamına geldiğini unutmayın.
أمثلة
He is averse to eating spicy food.
O, acı yemek yemeye karşı **isteksiz**.
Some people are averse to change.
Bazı insanlar değişikliğe karşı **isteksiz**dir.
She is not averse to taking risks.
O, risk almaya **isteksiz değil**.
I'm not averse to trying something new if it sounds fun.
Eğlenceli gelirse yeni bir şey denemeye **isteksiz değilim**.
He grew more averse to crowds after the pandemic.
Pandemiden sonra kalabalıklara karşı daha da **isteksiz** hale geldi.
They aren't averse to working late if needed.
Gerektiğinde geç saatlere kadar çalışmaya **isteksiz değiller**.