"assuage" بـTurkish
التعريف
Kötü hisleri veya endişeleri hafifletmek ya da yatıştırmak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Assuage' daha çok yazılı ve resmî bir kelimedir; genellikle 'korku', 'suçluluk', 'acı' gibi duygular için kullanılır, nesneler veya fiziksel işler için değil.
أمثلة
She gave him medicine to assuage his pain.
Ona acısını **hafifletmek** için ona ilaç verdi.
A kind word can assuage someone's worries.
Nazik bir söz birinin endişelerini **yatıştırabilir**.
They tried to assuage their guilt by apologizing.
Onlar özür dileyerek suçluluk duygularını **hafifletmeye** çalıştılar.
Nothing could assuage his fear of flying.
Hiçbir şey onun uçuş korkusunu **yatıştıramadı**.
The apology helped assuage tensions between the two friends.
Özür, iki arkadaş arasındaki gerginliği **hafifletti**.
She brought cookies to assuage everyone's disappointment after the meeting was canceled.
Toplantı iptal edildikten sonra, o herkesin hayal kırıklığını **hafifletmek** için kurabiye getirdi.