"aspired" بـTurkish
التعريف
Önemli veya yüksek bir hedefe ulaşmayı güçlü şekilde istemek, başarmaya çalışmaktı.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'to' veya 'for' ile kullanılır ('aspired to be...'). Günlük konuşmadan çok resmi veya yazın dilinde tercih edilir. Yüksek bir hedef veya anlamlı bir amaç belirtir.
أمثلة
She aspired to be a famous singer.
O, ünlü bir şarkıcı olmayı **arzuladı**.
As a child, he aspired to be an astronaut.
Çocukken astronot olmayı **arzuladı**.
They aspired for a better life.
Daha iyi bir yaşamı **arzuladılar**.
Many artists aspired to have their work shown in the famous gallery.
Birçok sanatçı eserlerinin ünlü galeride sergilenmesini **arzuladı**.
He aspired to a leadership role in his company, working hard every year.
Şirketinde liderlik rolüne gelmeyi **arzuladı** ve her yıl çok çalıştı.
For years, she aspired to write a novel but never found the time.
Yıllardır bir roman yazmayı **arzuladı** ama asla vakit bulamadı.