"arrears" بـTurkish
التعريف
Daha önce ödenmesi gereken ancak henüz ödenmemiş para; özellikle kira veya faturalar gibi düzenli ödemeler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi ve finansal/iş konularında kullanılır. 'Gecikmiş borç' ifadesiyle faturalar ya da kira gibi düzenli ödemeler için geçerlidir. Kişisel borçlar için uygun değildir.
أمثلة
His rent is three months in arrears.
Kirası üç ay **gecikmiş borç** durumda.
We must pay the arrears on our electricity bill.
Elektrik faturamızdaki **gecikmiş borç**ları ödemeliyiz.
If you have arrears, you may receive a warning letter.
**Gecikmiş borç**unuz varsa, uyarı mektubu alabilirsiniz.
Many customers fell into arrears during the pandemic.
Pandemi sırasında birçok müşteri **gecikmiş borç**a düştü.
The company finally cleared all its arrears to suppliers.
Şirket sonunda tedarikçilere olan tüm **gecikmiş borç**larını ödedi.
If you keep missing payments, your arrears will increase.
Eğer ödemeleri sürekli kaçırırsanız, **gecikmiş borç**larınız artacaktır.