"arousal" بـTurkish
التعريف
Kişinin zihinsel, duygusal veya fiziksel olarak uyanık, tetikte ya da heyecanlı olduğu durum. Genellikle cinsel uyarılma anlamına gelse de genel uyanıklık için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Psikoloji ve tıp alanlarında resmî olarak geçer. 'sexual arousal' cinsel uyarılma, 'emotional arousal' duygusal heyecan demektir. 'arouse' (eylem) ile karıştırmayın.
أمثلة
Physical arousal can help you focus on a task.
Fiziksel **uyarılma** bir işe odaklanmana yardımcı olabilir.
Emotional arousal is common during stressful situations.
Stresli durumlarda duygusal **uyarılma** yaygındır.
The movie caused a high level of arousal in the audience.
Film, izleyicilerde yüksek düzeyde **uyarılma** yarattı.
Caffeine can increase your body’s arousal and make you feel more awake.
Kafein vücudun **uyarılma** seviyesini arttırıp seni daha uyanık hissettirebilir.
There’s a big difference between simple alertness and sexual arousal.
Basit uyanıklık ile cinsel **uyarılma** arasında büyük bir fark vardır.
He tried to hide his arousal, embarrassed by the reaction.
Tepkisinden utanarak **uyarılmasını** gizlemeye çalıştı.