"arguing" بـTurkish
التعريف
Fikir ayrılığı nedeniyle karşılıklı sözlü çatışmanın yaşanmasıdır. Kimi zaman mantıklı gerekçeler sunmak, kimi zaman ise öfkeli atışmalar anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'arguing' daha çok olumsuz ve gergin bir hava yaratır: 'They are arguing.' Akademik ortamda ise daha tarafsızdır: 'argue that...'. 'argue with', 'argue about', 'argue over' kalıplarına dikkat edin. 'Discussing' daha sakin bir konuşmayı anlatır.
أمثلة
The kids are arguing about a toy.
Çocuklar bir oyuncak hakkında **tartışıyor**.
I heard my neighbors arguing last night.
Dün gece komşularımın **tartıştığını** duydum.
They kept arguing during dinner.
Akşam yemeği boyunca **tartışmaya** devam ettiler.
We're not arguing—we just see it differently.
Biz **tartışmıyoruz**—sadece farklı düşünüyoruz.
I’m tired of arguing over the same thing every week.
Her hafta aynı şey için **tartışmaktan** yoruldum.
Instead of arguing, let’s figure out a solution.
**Tartışmak** yerine bir çözüm bulalım.