اكتب أي كلمة!

"appease" بـTurkish

yatıştırmaksakinleştirmek

التعريف

Birinin isteğini yerine getirerek veya taviz vererek onu sakinleştirmek ya da ortamı yumuşatmak. Genellikle birinin öfkesini veya gerginliğini azaltmak için yapılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Resmî ve tarihsel bağlamlarda sık kullanılır. Bazen olumsuz bir şekilde, daha fazla çatışmadan kaçınmak için fazla taviz vermek anlamı taşıyabilir ('bir saldırganı yatıştırmak' gibi). 'Öfke', 'talepler' veya 'çocuklar' konusunda sık kullanılır.

أمثلة

She gave the crying baby a toy to appease him.

Ağlayan bebeği **yatıştırmak** için ona oyuncak verdi.

He tried to appease his angry friend with an apology.

Kızgın arkadaşını **yatıştırmak** için özür diledi.

The leader made promises to appease the protesters.

Lider, protestocuları **yatıştırmak** için vaatlerde bulundu.

Sometimes, giving in just to appease someone can lead to bigger problems later.

Sadece birini **yatıştırmak** için taviz vermek bazen daha büyük sorunlara yol açabilir.

He brought flowers to appease his girlfriend after their argument.

Tartışmadan sonra kız arkadaşını **yatıştırmak** için çiçek getirdi.

You can’t always appease everyone—you have to set boundaries too.

Herkesi her zaman **yatıştırmak** mümkün değil—kendi sınırlarını da belirlemelisin.