"apoplectic" بـTurkish
التعريف
Birinin öfkesinden kendini kaybedecek kadar kızgın olmasını ifade eder. Eskiden felç anlamında da kullanılırdı fakat günümüzde aşırı öfke anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi dilde kullanılır. 'apoplectic with' gibi öfkenin yoğunluğunu göstermek için kullanılır. Modern İngilizcede tıbbi anlamıyle nadiren kullanılır.
أمثلة
He was apoplectic when he heard the news.
Haberi duyunca **çılgına döndü**.
The teacher was apoplectic about the mess in the classroom.
Sınıftaki karmaşadan dolayı öğretmen **kudurmuştu**.
My dad gets apoplectic if I’m late for dinner.
Akşam yemeğine geç kalırsam babam **çılgına döner**.
She went apoplectic when she realized her keys were missing.
Anahtarlarının kaybolduğunu fark edince **kudurmuştu**.
Don’t go apoplectic—it’s just a mistake.
**Çılgına dönme**—sadece bir hata.
The manager was so apoplectic he could barely speak.
Müdür o kadar **çılgına döndü** ki neredeyse konuşamıyordu.