"apologetic" بـTurkish
التعريف
Bir kişinin yaptığı bir şey için pişman olduğunu davranışları veya sözleriyle göstermesi durumudur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla 'look', 'smile', 'tone' gibi kelimelerle birlikte kullanılır (ör: 'an apologetic smile'). Özür dilemenin kendisi değil, o anda hissedilen pişmanlık veya tavır anlatılır.
أمثلة
She gave me an apologetic smile after stepping on my foot.
Ayağıma bastıktan sonra bana **özür dileyen** bir gülümseme gönderdi.
His voice was apologetic when he explained what happened.
Ne olduğunu açıklarken sesi **özür dileyen** bir ton taşıyordu.
The boy had an apologetic look on his face.
Çocuğun yüzünde **özür dileyen** bir ifade vardı.
He sounded apologetic when he called to cancel our plans at the last minute.
Son anda planlarımızı iptal etmek için aradığında sesi **özür dileyen** geliyordu.
With an apologetic shrug, she admitted she forgot my birthday.
**Özür dileyen** bir omuz silkişiyle, doğum günümü unuttuğunu itiraf etti.
Mark was clearly apologetic, but he still needed to own up to the mistake.
Mark açıkça **mahcuptu**, ama yine de hatasını kabul etmesi gerekiyordu.