"apogee" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin en yüksek veya zirve noktasıdır; astronomide, Dünya etrafında dönen bir nesnenin yörüngesindeki en uzak nokta anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Apogee' resmi ve bilimsel dilde sıklıkla kullanılır; günlük dilde 'zirve' veya 'en yüksek nokta' denir. 'Perigee' ile karıştırmayın, o en yakın noktadır.
أمثلة
The satellite reached its apogee at midnight.
Uydu gece yarısı **apoj** noktasına ulaştı.
Her career was at its apogee in the 1990s.
Kariyeri 1990'larda **doruk noktası**ndaydı.
The moon is farthest from Earth at its apogee.
Ay, **apoj** noktasında Dünya’dan en uzaktadır.
Their relationship hit its apogee just before everything changed.
Her şey değişmeden hemen önce ilişkileri **doruk noktası**na ulaştı.
Many believe classical music reached its apogee in the 18th century.
Birçok kişi klasik müziğin 18. yüzyılda **doruk noktası**na ulaştığına inanıyor.
At the apogee of the festival, the city was full of energy.
Festivalin **doruk noktası**nda şehir enerji doluydu.