"antagonize" بـTurkish
التعريف
Birini kızdıracak ya da size karşı düşman bir tutuma sokacak bir şey yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî ve ciddi çatışmalarda kullanılır; küçük rahatsızlıklar için uygun değildir. Sıklıkla bir nesneyle kullanılır: 'antagonize your boss' gibi.
أمثلة
Be careful not to antagonize your teacher.
Öğretmenini **düşman etmemeye** dikkat et.
She didn't mean to antagonize her friend.
Arkadaşını **düşman etmek** istememişti.
Loud music can antagonize your neighbors.
Yüksek sesli müzik komşularını **kışkırtabilir**.
He tends to antagonize people with his sarcastic comments.
O, alaycı yorumlarıyla insanları sıkça **düşman ediyor**.
You don't want to antagonize the manager before the big meeting.
Büyük toplantıdan önce müdürü **kışkırtmak** istemezsin.
The new policy has antagonized many employees.
Yeni politika birçok çalışanı **düşman etti**.