"angulated" بـTurkish
التعريف
Açılı, yani düz olmayan ve belirgin bir açıya sahip olan; genellikle teknik, tıbbi veya betimleyici alanlarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik dilde nadiren duyulur, daha çok tıbbi, teknik veya betimleyici metinlerde kullanılır; kemik, eklem veya eğilen nesneleri tanımlamada görünür. 'Angular' kelimesinden farklıdır.
أمثلة
The broken stick was angulated at the center.
Kırık çubuk ortasında **açılı** hale gelmişti.
Her arm looked angulated after the fall.
Düşüşten sonra kolu **açılı** görünüyordu.
The X-ray showed an angulated fracture.
Röntgende **açılı** bir kırık görüldü.
The mountain road was so angulated that driving felt like a rollercoaster.
Dağ yolu o kadar **açılı**ydı ki araba sürmek lunaparktaki gibi geldi.
The old chair had angulated legs that made it wobble.
Eski sandalyenin **açılı** bacakları vardı ve bu yüzden sallanıyordu.
Sometimes artwork with angulated shapes catches your eye in a gallery.
Galeride bazen **açılı** şekillere sahip sanat eserleri gözünüze çarpar.