"angst" بـTurkish
التعريف
Gelecek veya hayatın anlamı gibi konularda yaşanan derin kaygı, endişe veya duygusal sıkıntı. Çoğunlukla varoluşsal bir keder anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebiyat, psikoloji veya sanat alanlarında, sıradan stresi aşan derin bir kaygı veya varoluşsal endişe belirtmek için kullanılır. 'Gençlik bunalımı' ('teen angst') gibi ifadelerde yer alır.
أمثلة
She feels a lot of angst about her future career.
Gelecekteki kariyeri hakkında çok **kaygı** hissediyor.
Teenagers often experience angst about growing up.
Gençler büyümekle ilgili sık sık **bunalım** yaşar.
He wrote a poem about his angst.
Kendi **bunalımı** hakkında bir şiir yazdı.
Lately, I've had this weird angst I can't really explain.
Son zamanlarda açıklayamadığım tuhaf bir **kaygı** hissediyorum.
The movie perfectly captures the angst of modern life.
Film, modern hayatın **bunalımını** mükemmel biçimde yansıtıyor.
He hides his angst behind jokes, but I know he's worried.
O, **kaygısını** şakaların arkasına gizliyor ama endişeli olduğunu biliyorum.