"alder" بـTurkish
التعريف
Kızılağaç, genellikle su kenarlarında yetişen, yuvarlak yapraklı ve küçük kozalaklı bir ağaç veya çalıdır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Kızılağaç' genellikle botanik, ekoloji veya marangozlukta kullanılır; 'elder' (mürver ağacı veya yaşlı kişi) ile karıştırmayın.
أمثلة
There is an alder tree growing by the river.
Nehir kenarında bir **kızılağaç** ağacı büyüyor.
Alders lose their leaves in the fall.
**Kızılağaçlar** sonbaharda yapraklarını döker.
The wood from the alder is used to make furniture.
**Kızılağaç** ağacının ahşabı mobilya yapımında kullanılır.
We went hiking and spotted a grove of alders near the pond.
Yürüyüşe çıktık ve göletin yanında bir grup **kızılağaç** gördük.
If you look closely, you’ll notice small cones hanging from the alder branches.
Dikkatli bakarsan, **kızılağaç** dallarında küçük kozalaklar asılı olduğunu fark edersin.
"That’s not an oak—it's an alder," the botanist explained.
"Bu bir meşe değil—bir **kızılağaç**," diye açıkladı botanikçi.